Tüketim Çılgınlığı

Tüketim Çılgınlığı

Bu içerik 736 kez okundu.
Çağımızın en büyük hastalıklarından birisi tüketim çılgınlığı. Belki fakında değiliz ama insanlık olarak bitmek bilmeyen bir doyumsuzluk hissiyle her şeyi tüketmeye başladık. Hep daha fazlasını isteyerek bu yolda ilerlemeye devam ediyoruz.
Dünyanın ve insanlığın bize sunmuş olduğu her şeye sahip olma isteği bir noktada insanları ilkelleştiriyor. Bu istek aldıkça bizi tatmin etse de içimizdeki boşluğu doldurmaya yetmiyor. Aldıkça almaya devam ediyoruz. Etrafınıza bakın son model telefonlar, moda olduğu için bir gün giyilip diğer yıl çöpe atılan giysiler, yarısı çöpe giden yemekler... Alma gücümüz olsa da alıyoruz olmasa da alıyoruz. Modern dünyanın bize sunmuş olduğu kartlar, kampanyalar başımızı döndürüyor. Aldığımız şeylerden mutlu oluyoruz ama herhangi bir değeri olmuyor. Çünkü hep daha iyisine ulaşma istediğimiz doğuyor. Bu istek zamanla alsak da almasak da bizi mutsuzluğa sürüklüyor. Mutsuz oldukça daha çok alıyoruz ve sonuç doyumsuzluk ile içimizdeki bitmeyen boşluk.
Bu tüketim çılgınlığı ve bitmeyen döngüsü kişisel ilişkilerimize de yansıyor. Hep daha fazlasını isteyen çocuklar, gençler, ebeveynler ve yaşlılar. Maalesef bu durumun yaşı yok. Küçük yaştan itibaren bu düzene maruz kalan çocuklar dünyanın sunmuş olduğu bu tuzakla ürünleri, insanları, doğayı ve dünyayı tüketmeye devam ediyor. En kötüsü duyguları tüketmeye başlıyoruz ve asıl sorun buradan çıkıyor. İlişkilerde daha fazlasını istiyoruz. Daha çok sevilelim daha çok değer görelim… Bunu da maddi yollarla tatmin ediyoruz. Kredilerle alınan tektaş yüzükler, borçla çıkılan pahalı yemekler, insanlara kendini kabul ettirmek için son model telefonlar, arabalar, giysiler… Bu noktada bir farkındalığımız olmaz ise karşılaşacağımız durum şu; çöplerden oluşan bir ev, tatmin olmadığımız için gelen bir yalnızlık, bir sürü borç, bu borçları kapatmak stres altında çalışıp asla sevemeyeceğimiz bir iş.
Bu durumdan uyanmak için asla geç değil. Lütfen kendinize ve çevrenize bir bakın ne demek istediğimi o zaman daha iyi anlayacaksınız. Tek çözüm farkındalığımız, kendimize, insanlara ve doğaya olması gereken koşulsuz sevgimiz o kadar. Aldığınız hiçbir ürün bir çocuğun gülümsemesinden, bir çiçeğin açmasından daha değerli olmayacak. 
 
Merve KARATAŞ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500