Mezarlıklar
Ercan Kaygas

Mezarlıklar

Bu içerik 643 kez okundu.

Mezarlar. Mezarlıklar. bambaşka hayatı oranın. Sessizliğin başsız sonsuz varlığı. Yagmur sonra. Gökten mi ağaçlardan mı yağdığı belirsiz. Ayaklar altında çıtırdayan yapraklar. Ölü yapraklar. Ölü? Yaban menekşeleri, bir şiirin bir dizesini hatırlatan. ''Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır...'' Çağıldayan küçük bir dere. Uyuyanlara ninni gibi akıp gidiyor. Sonsuz bir uyku seğiriyor yeşil dallarda, ya da sonsuz bir uykusuzluk... Gövdeleri yosunlu ağaçlar sallanıyor sonra. Usul bir uğultu sallıyor ruhumu. Kirpiklerimden kalbimin meyveleri dökülüyor, olgun meyveleri, ayaklarımın dibine. Asırlık bir çınar acıyor halimize. ''Yazık diyor, yazık sizlere... Ömür dediğin nedir ki, sen de gireceksin o kara deliğe...'' 
İçimde solmaya yüz tutmaya başlıyor yaban menekşeleri.
Ey ayaklarımın altında yatmakta olan insanlar, duyuyor musunuz sesimi? Göremiyorsunuz şimdi öyle mi beni? Nerde o bir zaman gören gözleriniz, duyan kulaklarınız, menekşelere uzanan burunlarınız? Nereye sakladınız onları. 
İçimde çürüyor yaban menekşeleri. 
Karacaoğlan sesleniyor o ara : ''Üstünde gezdiğimiz bu toprak, boyumuzu aşar bir gün...'' diyor. 
Bir ağaç gibi sallanıyorum. 

Ercan KAYGAS

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500