İran, bir süredir iç karışıklıklarla boğuşuyor. Suriye gibi burnumuzun dibindeki bu gelişmelere kayıtsız kalmak imkansız. DEM Parti’nin 4 Ocak’ta Diyarbakır da “Abdullah Öcalan’a özgürlük mitingi” hava koşullarının olumsuzluğu gerekçe gösterilerek ertelenmişti. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu havadan sudan erteleme gerekçesine çok hayret etmiştim. Bir-iki gün gelişmeleri yakından takip edince, işin rengi belli oldu. Sizler için sıralıyım;
-5 bölücü “Kürt” örgütünden Trump’ın İran açıklamasına destek geldi. Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Kürdistan Milli Ordusu (SMK), Kürdistan Özgürlük Timleri (TAK), Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi (Nina) ve Kürdistan Gençlik Örgütü (RAK) toplu bir açıklama yayınladı. Aynen şöyle:
“Kürdistan Halkına ve Kamuoyuna;
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı, barışçıl göstericilere ateş açıp öldürmesi halinde ABD’nin yardıma koşacağı ve harekete geçmeye hazır olduğu konusunda uyardı.
Başkan Trump’ın açık tehdidinin bir yandan göstericileri desteklemek, diğer yandan Tahran’ın insanları öldürmesine engel olmak anlamına geldiği göz önüne alındığında; özgürlük ve adalet için acı çeken herkes tarafından takdir edilmektedir.
İran’a karşı günlük mücadele içinde olan bizler için, Başkan Trump’ın tutumunun önemi, Barack Obama ve Joe Biden’ın başkanlıkları döneminde ki uygulamaları hatırladığımızda daha da umut verici hale geliyor. Ayrıca, İran’ın insanları öldürmesini önlemek için hiçbir zaman kararlı bir politika benimsemeyen ve İran ile ticaret masasında tüm insani değerlerini kaybeden Avrupa ülkelerinin tutumunu da eleştiriyoruz.
Başkan Donald Trump’ın tutumunu memnuniyetle karşılarken ve takdir ederken, İran’ın batı, güney ve kuzeybatı illerinde, yani Kürdistan, Lorestan ve Bakhtiari’de protestocuları direk hedef alarak ağır şiddet kullanarak öldürmesine de dikkat çekmek istiyoruz.
Bu nedenle, bu bölgeler ve hava sahası için Koruma Sorumluluğu (R2P) ilkelerinin gözetilmesi için çalışmak istiyoruz. Bu alanlar ‘Uçuşa Yasak Bölge’ (NFZ) haline getirildi.”
***
Durun daha bitmedi! Bölücülerin bu ortak açıklamasının ardından Türkiye’deki siyasi temsilcileri boş durur mu? DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları da İran’a odaklandı!
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İran’daki itirazların sadece ekonomik çöküşe değil, aynı zamanda adalet ve özgürlük arayışına dayandığını vurguladı. Bakırhan, özellikle Kürt kentlerindeki askeri hareketliliğe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“İran’da kadınların, gençlerin ve emekçilerin yükselttiği bu ses, eşit yurttaşlık talebidir. DEM Parti olarak bu talepleri meşru görüyor; halkların iradesini bastırmaya dönük zor politikalarını kınıyoruz. Sokakları, meydanları ve özellikle Kürt kentlerini fiilen savaş alanına çeviren yaklaşımı reddediyoruz. Gözaltılar, işkence iddiaları ve yargısız infazlar derhal durdurulmalıdır.”
Tülay Hatimoğulları’nın açıklaması da şöyle:
“Yaralıların gözaltı merkezlerinde tutulması ve çocukların zorla itirafçılığa maruz bırakılması insanlık dışıdır. Başta Kürt kentleri olmak üzere İran genelinde can kayıplarına yol açan saldırıları kınıyoruz. Emperyalist güçlerin Orta Doğu’yu yeniden dizayn etme girişimlerine karşı en güçlü duruş, bölge ülkelerinin halkların özgür iradesine saygı duymasıdır.”
***
Uyumlu teşkilat çalışması diye işte buna derler!
Hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin de tam destek verdiği Diyarbakır’da yapılacak “Abdullah Öcalan’a özgürlük mitingi”nin 1 Ocak Perşembe günü ertelendiği duyuruldu. Haydut Trump, Venezuela’ya 3 Ocak Cumartesi günü saldırdı. Trump, bir süredir karışıklıklarla boğuşan İran’a da ağır tehditler savurdu. Ardından bölücü “Kürt” örgütlerinden ve Türkiye’deki siyasi temsilcilerinden açıklamalar senkronize bir şekilde geldi.
Trump ile DEM Parti arasında özel ve gizli bir telefon hattı mı var? Bilemem ama bebek katili Abdullah Öcalan için planlanan mitingin neden ertelendiği artık kafamda çok netleşti. Rotayı şimdilik İran’a çevirmişler!..