Türkiye’nin 70 yıllık miras davasında pes dedirten detay: Sülalesinde bu
Antalya’da milyarlarca dolar değerinde, Arap Süleyman, Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Hazine adına tescil edilen arazilere ilişkin 67 yıldır süren dava dikkat çekti. Davada sahte mirasçı ve müdahillik sorunu yaşanıyor.
2 milyon 400 bin metrekarelik bu alanda; Turizm Uygulama Oteli, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Falez ve Rixos otelleri, Cam Piramit Parkı, AKM, Atatürk Kültür Parkı, Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi, Antalya Tenis İhtisas Kulübü, akaryakıt istasyonu, Antalyaspor Tesisleri, Corendon Stadyumu, Antalya Adliyesi, Antalya Spor Salonu, sayısız sitedeki 10 bin civarında konut, Meltem Pazar Yeri, tesisler, okullar, parklar, Tapu Bölge Müdürlüğü, camiler, otoparklar, kooperatifler ve daha birçok yapı var.
70 YILDIR SÜRÜYOR
Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Arap Süleyman’ın bazı mirasçıları adına 20 yılı aşkın süredir davayı takip eden Avukat Necati Yılmaz, dosyada taraf gibi gözüken yüzlerce insan olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Bunlar ‘Arap Süleyman’ın mirasçısıyız’ diyorlar ama nasıl mirasçı oldukları hakkında en ufak fikirleri yok” diyerek ailesinde ‘Süleyman’ ismi bulan herkesin dosya için geldiğinde söyledi. Mahkemelerin de hatası olduğunu belirten Yılmaz “Hiç incelemeden, buna ilişkin usul prosedürlerini yerine getirmeden, bu taleplerle ilgili asli müdahale taleplerinin kabulüne karar vermişler. Bir sürü insan asli olarak müdahil görünüyor dosyada ama gerçekte nasıl mirasçı olduklarını bile bilmiyorlar” diye konuştu.
Davada en son Hacı Bekirzade Mehmet Ağa mirasçısı olduğunu iddia eden kişinin talebinin reddine karar verildiğini belirten Necati Yılmaz, kişinin davada henüz taraf olmadığını ifade ederek ‘taraf’ sıfatı kazanmadan talepte bulunmasının söz konusu olmadığına dikkat çekti. Mahkemenin sehven böyle bir karar verdiğini belirten Yılmaz “Yani karar verilmesine yer olmamasına, herhangi bir karar vermesine gerek olmamasına rağmen reddine karar vermiş. Onlar da bunu kullanmışlar ve dosya tekrar Bölge Adliye Mahkemesi’nde. Halbuki Bölge Adliye Mahkemesi 3 ay önce zaten bir karar vermiş. Aynı kararı bir daha oraya göndermenin anlamı ne? Buradaki amaç dosyayı bir şekilde sürüncemede bırakmak. Çeşitli insanlar bundan yararlanmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Arap Süleyman’ın kızı Hava’nın mirasçısı olduğu yönündeki iddialarla davaya müdahil olan ve evrakta sahtecilik suçu işlediği için ağır cezada yargılanan H.Y.’yi örnek gösteren Yılmaz, H.Y’nin bu davaları geri çekme karşılığında taleplerde bulunduğunu hatırlattı. Yüzlerce insan olduğunu vurgulayan Yılmaz “Mesela Süleyman Ağa’nın torunu Zeynep’in mirasçısı olduklarını iddia edenler var. Zeynep’in doğum tarihi 1877. Zeynep’in kızı yani sülalelerinde oldukları kızı, oğlu olduğu iddia ettikleri kişilerin doğum tarihi 1872. Yani annesinden önce doğmuş çocuklar olduğunu iddia ediyorlar. Bu kadar komik durumlar. Fakat mahkemeler de yeterince inceleme yapmadan, müdahale taleplerini kabul ediyor” dedi.
Dosyaya bu tür kişilerin müdahil olarak eklenmesinin davayı zorlaştırdığını söyleyen Necati Yılmaz, davada çok taraf olduğu için, zorlu olduğunu dile getirdi. Herkesin bir temyiz hakkı olduğunu belirten avukat. “İstinaf hakkı oluyor. İlgili, ilgisiz bir sürü insanın böyle hakları var. Usulsüz bu hakları vermiş oluyorsunuz. Dolayısıyla dosya bu nedenle sürüncemeye uğruyor. İki duruşma arasında bir sürü insan ölüyor. Onların davalara katılması gerekiyor.” değerlendirmesi yaptı. Mahkemelerin gerçekten mirasçı olup olmadığını bilmediği insanların veraset ilamlarını, onların çoluğuyla çocuğunu davaya dahil etmeye çalıştığınına dikkat çekti. Avukat Yılmaz, bu durumların davaları sürüncemede bırakan durumlar olduğunu vurguladı.
‘Süleyman’ ismi nedeniyle Serik ilçesindeki benzer bir olayda adı geçen ‘Süleyman Ağa’ mirasçılarının da müdahil olarak, karmaşaya yol açtığı davada, 67 yılda çuvallar dolusu evrak var.